|
Pirinç yağsız olduğundan, hastaların beslenmesinde önemli yer alır. Ayrıca tansiyon düşürücü özelliği vardır. Sodyum ve potasyumdan yoksundur. Dolayısıyla böbreklerinden, kalp yetersizliğinden ve ödemden rahatsız olanlar için eşsiz bir besin kaynağıdır. Kepekli pirinçte B1, B2, B6, PP, E ve F vitaminlerinden başka potasyum, fosfor, kalsiyum, flor gibi değerli madenler ve 12 çeşit amino asit bulunur. 100 gr. pirinç 360 kalori içerir. Pirinç sıvıyı kendine çeken bir tahıldır. Bu nedenle dokulara yerleşmiş olan tuzu da beraberinde sürükleyerek bedeni toksinlerden arındırır. Böylece dolaşım sisteminin, kalbin ve böbreklerin yükünü hafifletir.
Beslenmemizde çok önemli yeri bulunan pirinci veren tarım bitkisi Pirinç (ya da üreticinin deyişiyle çeltik), Buğdaygiller'dendir. Yirmi kadar türü bulunan ve anayurdu kesin olarak bilinmeyen, ancak dünyanın ılıman sıcak bölgelerinde çok yaygın olarak yetiştirilen çeltik bitkisinin tarımı, ülkemizde de geniş ölçüde yapılmaktadır.
50-80 cm. kadar boylanabilen bu biryıllık bitkinin her başakçığında, altı erkek organı bulunan bir çiçek açar. Döllenen çiçekle olgunlaşan taneye, pirinç ya da çeltik adı verilir. Kurutulup tüketime sunulan pirincin geniş bir kullanım alanı vardır: Çorbası, çeşitli pilavları ve sütlacı yapılarak; dolma ve diğer yemeklerle besinlere katılarak tüketilir. Çeltik bitkisinin hasattan geriye kalan sapları taze olarak hayvanlara yedirilir ya da yeşil gübre olarak kullanılır.
|
|
Devamını oku...
|
|
ÇELTİK
Dünyada yaşayan insanların yarıdan fazlasının ana besinidir. Pirinçte nişasta oranı, buğdaydan yüksektir. Pirinç, besin maddesi olarak taşıdığı değer yanında sanayide de yaygın şekilde kullanılmaktadır. Çeltik (oryza), oldukça eski bir kültür bitkisidir. Güneydoğu Asya'da özellikle Hindistan ve Çin Hindi'ndeki kültür formlarının zenginliği nedeniyle, oryza cinsinin gen merkezinin de bu bölgeler olduğu görüşü yaygındır. Uzakdoğu'da yerli, Afrika'da yabani çeltik türleri mevcuttur. Çeltik, M.Ö. 3000 yıllarında Güney Hindistan'dan Çin'e, M.Ö.1000 yıllarında Java'ya doğru yayılmış, Avrupa'ya M.Ö. 300
Yıllarında girmiştir. Türkiye'ye yaklaşık 500 yıl önce güneyden girdiği sanılan çeltiğin Amerika Kıtasında kültüre alınması ise 17 nci yüzyıl sonlarındadır.
Bir çeltik danesi, karyopsis ile onu yapışmaksızın saran iç kavuz ve kapçıktan oluşur. Bu kavuzlar, çeltiğin harmanı sonunda da karyopsisten ayrılmaz. Kavuzlu ürüne çeltik adı verilir. Yalnız kavuzları soyulmuş fakat parlatma işlemi görmemiş daneye ticari işlemlerde kargo veya kahverengi pirinç adı verilir. Kabukları soyulmuş ve parlatma işlemi yapılmış nihai ürüne de pirinç denir. Çimlenmesi için minimum sıcaklığın 12°C, vejetasyon döneminde ise sıcaklığın 20-30°C arasında olması gerekmektedir. Yetişme süresi boyunca sulama suyu sıcaklığının 15°C üzerinde olması gereklidir.
Çeltik, su içerisinde çimlenebilen ve kökleri suda erimiş oksijenden yararlanabilen tek tahıl cinsidir. Çeltiğin, Türkiye tarım> bakımından önemli bir yönü de tuzlu ve alkali arazilerde yetişebilmesi, hatta bu tip arazilerin ıslahında etkili olmasıdır. Ayrıca çeltik, besin kaynağı olarak buğdaydan sonra en önemli kültür bitkisidir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|